Sosyal medya iletileri Paylaş!

Annem, birkaç aydır süren hükümdarlığıma darbe yapıp hijyen ve tadilat operasyonu için babamla birlikte evimi bastılar. Ben de er rütbesiyle mutfak-banyoyu pırıl pırıl yaptım -ki yapmış olmam annemin arkamdan temizlediğim yerlere müdahale etmediği manasına gelmiyor. Gündelikçi evden gidince de aynısını yaptığından bozulmadım tabii. Duştan çıkarken, "Öff! Bornozu makineye tıktıktan sonra yenisini asmadım!" dedim. Operasyonu hatırlayınca gülümseyip duşkabin kapısını açarak bornoza uzandım ve mırıldandım: "Anne temizliği, işte böyle bir şey olm!" Paylaş! (14.10.2021 20:35:57)
Arkadaş uğradı; muhabbet Afganistan'a sıçradı. Ben, "Bidon'un ne yapacağı zaten…" derken arkadaş sordu: "Bidon nedir?"
Ben yanıt verdim: "Ya… Benim haber filtreleme uygulamamda ismi kısaltırken 'Bidon' diye yazmıştım. Uzun uzadıya, 'Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Joe…'" derken durdum. Aylardır adamın adını Bidon diye okuyorum. On numara soruyu patlattım: "Herifin gerçek soyadı neydi, ulan?" Paylaş! (11.09.2021 21:19:08)
Yaşadığım site (ben de dahil) "cins" canlılarla dolu. Gecenin ikisinde öten manyak bir horoz vardı zaten. Bu yıl kumrunun teki, salondaki klimamın motorunun durduğu yere motorla duvar arasına yuva yaptı. Paşayı rahatsız etmemek için gelen misafire klima yerine vantilatör açıyorum. Ne var ki sanırım horoza âşık oldu. Bir kumru, günde kaç saat öter ya? Gece-gündüz ötüyor manyak. Biyonik kulağın dijitalleştirdiği kuş sesleri de berbat olunca zor tutuyorum kendimi klimayı açıp dünyayı başına yıkmamak için. :) Paylaş! (28.08.2021 20:58:04)
Biraz önce bulaşık makinesine beş büyük, iki küçük tencere ve bir dünya tabak-bardak-çanak tıkmayı başardım. Gururluyum! Son kirlenen büyük ve küçük tencereyi tıkana kadar kaybettiğim vakitte o tencereleri elde yıkayabileceğim gerçeği ise üzücü tabii. "Olsun, seksen derecede yıkıyor en azından" diye kendimi avutuyorum. Paylaş! (25.08.2021 00:58:50)
Büfenin önünde durdum. "Bir sosisli alabilir miyim?" dedim. Liseli çocuk sosisliyi uzattı. Elimi cebime soktum ve iki adet çiğ sosisi çocuğa uzattım. Liselinin suratı şaş-beş oldu. "Abi, sen ne yaptın ya?" dedi.
Kahkaha atarak gözlerimi açtım. İçimdeki Adam öttü: "Tebrik ederim, Murti. Freud'a saç-baş yolduracak yaratıcılığa sahip rüyalardan biriydi" deyip bir de o kahkaha attı. Markete gidip sosis almaya niyetledim ama saat sabahın körüydü. Ayrıca dolapta, sosis alabileceğim sosis yoktu. Paylaş! (19.08.2021 22:00:54)
Mangaldan kaynaklanan yangın haberlerini okuyunca aklıma hep aynı anı geliyor. Küçükken, yaz aylarında Karadeniz kıyısı olan Kastro'da çadır kurardık. Bir piknik dönüşü kaza yapınca bizimkiler gitmekten vazgeçti. Yıllar sonra ben lisedeyken gitmeye ikna olmuşlardı. Kastro'ya varıp arabayı boşalttıktan sonra ben mangalı hazırlama eylemine girdim. Büyüdüm ya? Keyifli işi babama bırakmaya niyetim yoktu…
Mangalı tam yakacaktım ki babam yanımda bitiverdi. "Dur! Böyle mangal yakılmaz!" dedi. Mangala şöyle bir göz atıp "Dalga mı geçiyorsun?" der gibi ba… devamını oku » Paylaş! (13.08.2021 20:25:48)
Dingo'nun Ahırı'nı okuyan tayfa takımından biri nazik bir dille, "Başka var mı ulan böyle mevzu?" diye sordu. "Bir düşüneyim?" dememin hemen ardından, "Köprüaltı çocuğu musun sen?" deyişi geldi aklıma. Bunu, çocuk yaştayken boyumu aşan bir işi yalnız başıma halletmeye çalıştığımda annemden duymuştum. Sonrasında da deyişin nereden geldiğini bir kitaptan öğrenmiştim. Hikâyesi şöyle:
ޞu an "Galata Köprüsü" olarak bilinen yerde "Eski Galata Köprüsü" adıyla bir süre daha farklı yerlerde hizmet veren başka bir köprü vardı. Doğrusunu söylemek gerekirse… devamını oku » Paylaş! (08.08.2021 17:55:54)
Yaptığım bir yorumu okuyan kördaş, "Dingo'nun Ahırı nedir ya, kitabında da vardı?" diye sorup beni güldürdü. Çocukken ilk kez babamdan duymuştum Dingo'yu. Daha sonra dedemden birçok kez işittim. Ev içinde girmediğim delik kurcalamadığım yer kalmayınca, "Dingo'nun Ahırı değil burası!" derdi rahmetli. "Dingo kim?" derseniz mevzu şu:
1800'lerin sonlarına doğru İstanbul'da atlı tramvay hizmeti başlamış. İlk raylar Beşiktaş sahiline döşenmiş. Lüks ve konforla uzaktan-yakından alakası yokmuş. Çevresi kapalı, içi oturaklı vagonun önüne de iki at koşmuş… devamını oku » Paylaş! (06.08.2021 21:04:19)
Ailenin taze ehliyetlisi Bizim Kız'la yemeğe gitmeye karar verdik. Geveze'yi, (düdütün adı) kullanırken ilk kez ona eşlik edecektim. Binmeden önce, "Hazır mısın, Dayday?" diye sordu. Doğruyu söyledim: "Hayır… Ama sorun yok. Geveze'ye güveniyorum. Yedi hava yastığı var…" Paylaş! (22.07.2021 19:33:17)
ޞaşkınlıkla birleşen körlük komiktir! Sabah uyandım. Bastonu kapıp bayram kahvaltısı için ailemin evine gittim. Tabii afyonum henüz patlamamıştı. Çay sevmediğim için meyve suyu rica ettim. Ağzımdaki lokmayı ıslatmak için bardağa uzandım. Düz, kağıtsız, buz gibi camın alt kısmında yusyuvarlak hâli ve küçük oluşu hoşuma gitti. Lokmayı yutunca, "Güzel bardakmış, yeni mi aldınız?" demeyi planlayarak bardağı ağzıma götürdüm. maalesef ki yeni bir bardak değilmiş; çikolata krema kavanozunun şekli eğişmiş…
Herkese iyi bayramlar! Paylaş! (20.07.2021 13:33:37)

Sayfa: 1/48