Sosyal medya iletileri

Rüyamda "Eti Pizza Kraker" yediğimi gördüm; yürürken markete sordum, yoktu. "Balık kraker var?" dedi. Zihnimden bir ıslık çaldım. "Hâlâ üretiliyor mu ondan yahu?" dedim. Çocukken, anamdan eşek kadar büyük bakır beş lirayı kaptığım gibi ayaklarım totoma vura vura Dinarsu'nun bakkalına gidip balık kraker aldığım günler aklıma geldi. Ama ne yalan söyleyeyim, bugün yediğim balık kraker beş para etmezdi. Ya ben fazlaca büyüdüğüm için aynı tadı alamadım ya da gerçekten krakerin lezzeti ölmüş. Paylaş! (14.03.2019 17:02:13)
Adalet Bakanı Gül, Dünya Kadınlar Günü mesajı yayınlamış.
Kadınların da adalete "iyi hal indirimi" yapmasını mı umuyor acaba? Paylaş! (08.03.2019 13:33:56)
Hain arkadaşın biri, "Olm, Antalya'daki yağmurlar yüzünden küvetle dışarı çıkmayı planladığını yazmışsın, fiskiyeyi çapa olarak kullanabileceğinden dem vurmuşsun" dedi ve sonra acı gerçeği yüzüme vurdu: "Dev ırkına göre 'minicik' olan burnunu yelken olarak kullanırken dikkat et… Rüzgâr artarsa Boeing 787 ile havada çarpışmana sebep olabilir!" Paylaş! (03.02.2019 23:05:45)
Hemcinsim olan arkadaşımla geyik sarıyorduk. Hiç yaşlanmadığını söylediğinde onu Peter Pan'a benzettim; onadı, ama acıklı bir ifadeyle Peter gibi uçamadığını itiraf etti. Üzülmemesini, bioyakıt çağında olduğumuzu ve yeteri kadar kuru fasülye yediği takdirde uçabileceğini belirttim. Dostum, denemeyi, uçmayı ve Trakya üstünde yakıt ikmali yapmayı planladığında gerçek dünyaya dönüp onu uyardım: "Olm, dikkatli ol… Erdoğan, uçak motoru arıyor, seni havada yakalarsa acımaz…" Paylaş! (30.01.2019 21:25:18)
"En iyi 20 gerilim roman" listesinde olan ama her nasılsa gözden kkaçırdığım ve 1750'lerde geçen bir kitap okuyorum. İlk cinayetin hemen sonrası anlatılıyor… "Orhan Kemal" ismini okuyunca durdum. "Oha Murti! Uydurma! 18.yy. ve Paris!" dedim. Yanlış okuduğum yere geri döndüm; ama satırda "Orhan Kemal" yazıyordu! Okumaya devam ettim: "Orhan Kemal Halk Kütüphanesi"
Jeton düşünce kahkahayı patlattım: "Bir gün defterimizi dürecek olan yapay zekâ, kitap yazısıyla taranmak için kitabın alındığı kütüphane mührünü ayırt edemeyecek kadar aptal şu anda!" Paylaş! (20.12.2018 21:39:46)
Arkadaşlarım bilir; "korku" denen duyguya pek sahip değilimdir. Ancak dün gece resmen ödüm totoma karıştı… Gece iki gibi elektrik kesildi. Geçenlerde kuru akü alıp güç kaynağına takmıştık. Yatmak yerine, "Kaç dakika dayanacak bakalım?" deyip beklemeyi düşünmüştüm ki, odada şiddetli bir patlama oldu. Refleksle kendimi yere attım. Ben bir yana, koltuk başka yana, çarptığım UFO başka yana yıkıldı. Yere kapaklanırken yüzüme ve omzuma bir şeylerin çarptığını da hissettim. Aklıma ilk gelen güç kaynağının patladığı oldu. Doğrulup pür dikkat kesilince odada… devamını oku » Paylaş! (10.12.2018 21:57:46)
Körlük sürprizlerle doludur; öyle ki, bazen huysuzlanmanız gereken yerde sizi güldürür. Pastaneden dilim olarak meyveli pasta aldım. Eve gelince direkt giriştim. Üçüncü lokmada çatal pastanın altına koydukları naylona takıldı. Nazikçe çıkardım ve tabii bulaşan karameli de vahşice yaladım! Bir sonraki lokmada çatal "tanımlayamadığım" büyük bir şeye denk geldi. Meyveli pasta ya? "Armut mu koymuşlar?" diyerek attım ağzıma… Çiğnemeye başlayınca kahkahayı bastım: "Oyyyy! Umarım önce yıkıyorlardır… Pastaya kabuklu muz mu konur ulan!" Paylaş! (03.12.2018 21:39:47)
Necmettin Erbakan Üniversitesi Havacılık ve Uzay Fakültesi Dekanı'nın, "Kadınlara oy vermeyeceğim" çıkışına dair en güzel yorumu bir köşe yazısında okudum: "Ortaçağ'dan gelip dekan olduğuna göre, uzun mesafe deneyimi vardır." Paylaş! (23.11.2018 21:02:00)
Midesinden 115 plastik bardak, 4 pet şişe, 25 poşet ve 2 terliğin yanı sıra çeşitli miktarlarda ip ve çuvaldan oluşan toplamda yaklaşık 6 kilo çöp çıkan balina ölmüş…
Aç gözlü bir balina mıydı dersiniz? Yoksa denizanasıyla poşeti ayıramayacak kadar akılsız; ama bir o kadar da masum mu? İnsanoğlunun zekâsı var da ne oluyor ki? Çevresindeki canlıları öldürmekten başka ne işe yarıyor aklı? Paylaş! (21.11.2018 21:00:11)
Marketten dönüyordum. Beklentiye dayalı cümleleri algılayan ben, koluma giren kişinin, "Nereye gidiyorsun?" dediğini anladım. "Kim? Ben mi? Tövbe de! Gitmiyorum bir yere!" dedim. "Evin nerede? Bırakayım…" dedi bu kez. "36-30!" dedim; "Ne?" diye sordu. İşaret parmağımla önce yukarıdan aşağı, sonra sağdan sola daire çizerken, "Paralel ve meridyenler yok mu? 36-30 işte!" dedim. Duraksayıp ciddi bir sesle sordum: "Yok mu yoksa? Yani… yani kör olduğum için kandırdılar mı beni?" Ayıp oldu ama tutamadım kendimi, bastım kahkahayı sonra yürüdüm gittim. Paylaş! (19.11.2018 21:28:58)

Sayfa: 1/42